Stockholm Gezi Rehberi

İskandinav gezimizin son durağı Stockholm’den bahsetmeden önce gemi ile 16 saat bebekli yolculuk nasıl geçti onu anlatmak istiyorum 🙂

Tallink: Estonya- İsveç arası Cruise Gemisi

İskandinav rotamızı İstanbul’dan Helsinki, Helsinki’den gemiyle Tallinn, Tallinn’den gemiyle Stockholm olacak şekilde planlamıştık. Gezimin son rotası için Tallinn’e geldiğimiz gibi dev cruise gemilerinden biri ile Stockholm’e gittik. Açıkçası Tallinn’e gitmek iki saat sürdüğü için çok kolaydı. Üstelik gemi çok hızlıydı, içeri gir, oturacak yer bul, freeshop ve wc’ye gir hooop indik gemiden. Ama Stockholm Tallinn’den ortalama  15- 16 saat sürüyor bu bütün geceyi kamaramızda Fırti ile uyumaya çalışarak geçireceğiz demek.
Sonuçta uçak gibi basınçlı bir ortam yok, üstelik kış ortasında bu gemiler Baltık Denizi buz tuttuğu için buzları kırarak ilerliyorlar, bizim gittiğimiz zamanda deniz buz da tutmamış olduğu için nispeten rahat olacağımıza inancım yüksekti; öyle de oldu 🙂

Gemi içi Keşif Turları

O köfte masaya gelecek 🙂

Gemilerin içi lüks ve rahat. her bütçeye uygun bir şeyler yiyebileceğiniz restoranlar var. Fastfood zincirleri dahil. Küçük cafe tarzı çay kahve içebileceğiniz yerler var. Stockholm’e giden gemi Tallinn’e giden gemiden daha büyük olduğu için tüm dükkan ve mağazalar kat kat daha büyük… Bütçenize uygun kalabileceğiniz kamaralar var. Oldukça lüks bir gemi seyahati geçirmek istiyorum derseniz geminin içinde sauna ve masaj salonları bile var. Ayrıca gece yarısı başlayan showlar ve discolar var… Daha fazla övmeme gerek var mı? iki yetişkin bir çocuk uçak biletine vereceğiniz paradan daha az ödeyerek ama daha uzun sürede Kuzey ülkelerine gitmişken bu deneyimi yaşamanızı tavsiye ediyorum.

Kamara içinde uykusu kaçanlar 🙂

Biz kamaramıza yerleştikten sonra Fırtına ile gemiyi keşfe çıktık, yemek yedik, Can sigara içeceği için en üst kata Sun Desk’e gittik. (geminin hemen her katında sigara içenler veya dışarı çıkmak isteyenler için kapılar var ancak geminin yan tarafları aşırı estiği için biz Sun Desk’e çıkmayı tercih ettik. (geminin en arkası) Bu arada üşümeye nasıl alışkın bir bünyesi varsa bu İskandinav insanlarının Can ile kat üstüne kat giyerken biz; onlar geminin yan taraflarında tshirt ile sigara içiyorlardı)
Sun desk dönüşü, “live show” programına baktık, sonra Fırtına’ya baktık, programa ve Fırtına’ya ikişer kez bakıp 🙂 Fırti’yi uyutmak için kamaramıza geri döndük 🙂 Fırtına hava değişikliği mi, yediklerimi yoksa yorgunluğu mu desem bilemiyorum, gezi boyunca çoğu akşam saat 9-10 civarında uyudu. Normalde bir bebeğin erken uyuması harika bir şey ama minnacık bir kamaraya akşam 9’da kapanacaksanız pek harika olmayabilir 🙂 Can gitmediğini idda ediyor ama biz uyuduktan sonra kesin gitti showlardan birini izlemeye 🙂
Kamaraların içi çok rahat, iki çocuklu bir aile rahatlıkla kalabilir bu kamaralarda. daha geniş aileler için daha geniş kamaralar vardır diye düşünüyorum… Ayrıca çocukları oyalayacak ve yoracak çok şey var… hiç çekinmeyin eğer aklınızda gemi ile yolculuk yapmak varsa..

Adacıklar Şehri Stockholm’e yaklaşırken…

Şimdi geçiyorum gezinin Stockholm, Uppsala ve Gavle duraklarına…
Sanıyorum bir çok yerde yazdım bunu; dünyanın pek çok ülkesinden arkadaşım var benim. Çoğu ile hiç kopmadık, çoğu akrabalardan daha yakın… Bir ülke görmek için seyahate çıktığınızda uzun zamandır görmediğiniz arkadaşınızı da görmek paha biçilmez oluyor!
Finlandiya’da yaşadığım dönem aynı evi paylaştığım, canım arkadaşımı görmek için Stockholm gezimize iki durak fazladan ekledik; Uppsala ve Gavle. Diana ve eşi Juris Gavle’de yaşıyorlar, ama yol üzerinde Uppsala şehri de var… durup görmemek bir kahvesini içmemek olmaz dedik 🙂
Uppsala ve Gavle çok küçük şehirler. Uppsala üniversite şehri olduğu için nispeten daha büyük ve kalabalık ayrıca gezilebilecek daha fazla caddesi var. Hemen klasik bir Türk olarak yorumumu yapıp burayı Eskişehir’e benzetiyorum. 🙂 Gavle ise tamamen küçük 10 dakika içinde yürüyerek bitecek cinsten.

Uppsala caddeleri

Uppsala

Uppsala

Gavle (Can “bu ağacın önünde fotoğraf çektirmem” dedikten 10 sn. sonrası 🙂

Gavle, Diana ve Juris’in evi

Diana ve Juris ile bir gece geçirdikten sonra Stockholm’e geri döndük. Bu defa otelde değil, ev tipi dairelerde kalmayı tercih ettik. Kaldığımız eve bayıldık. Hem fiyatı Stockholm’de kalabileceğiniz alternatifler içinde çok uygun, hem de daire büyük, temiz ve Gamla Stan’a yakın bir konumda. (Blekholmstorget Dairenin bulunduğu bölge)
Booking üzerinden aratıp bulabilmeniz için adı; Företagbostader Business Apartments

Görsel Booking.com’dan.

Görsel Booking.com’dan.

Stockholm’u anlatmadan önce bahsetmek istediğim bir konu var ki eminim hepinizin önem sıralamasında üst sırada:
Stockholm pahalı bir şehir.
Biz biraz da bu sebeple ev kiralamayı tercih ettik. bir fincan kahve, bir dilim kek için yaklaşık 20-25 Euro ödenen bir şehirde (Euro yazıyorum ama hesaplaması kolay olsun diye. İsveç Para birimi Kron. Paranızı İsveç’e varmadan Krona çevirirseniz ya da kredi kartınızdan harcama yaparsanız çok daha avantajlı olursunuz. İsveç’deki çoğu dövizci kendi karlılık oranında komisyon alıyor paranızı çevirirken… ) en azından kahvaltılarımızı, yumurtalı, peynirli, çay içerek istediğimiz gibi yapalım istedik. (Market alışverişlerinin de yalnızca temel gıdaları aldığınızda min. 60 euro civarında tuttuğunu söylemeliyim -yumurta, ekmek, peynir, süt, vb gibi.- )
Gelelim Gezilecek Yerlere:
Gamla Stan
Yani eski şehir. Stockholm simgesi diyebiliriz. Şehrin her daim en kalabalık ve en turistik olan bölgesi burası. Hediyelik eşyalardan tutun da cafeler’de içeceğiniz kahve fiyatlarına kadar her şey, şehrin diğer bölgelerinden nispeten daha pahalı. Gel gelelim her şeyin elinizin altında olduğu yer de burası. sokaklarında gezmesi çok keyifli.
Ericsson Globe
Tepesine çıkılıp sky view yapılabilecek harika bir mekan. Türünün en büyük örneği. Stockholm’e kadar gitmişken Sky view tecrübesini yaşamanızı öneririm.
Royal Palace
Avrupadaki en büyük saraylardan biri. Hiç müze gezme kültürü olmayan biz bile Royal Palace diyorsak güvenerek gidip görebilirsiniz.
Sodermalm Caddesi
En kalabalık, en genç, en dinamik cadde burası diyebilirim. Restoran, bar ve cafe yoğunluğu da dolayısıyla bu caddede daha fazla. Gamla Stan bölgesinin alt tarafında kalıyor ve yürüme mesafesinde bulunuyor.
Gezilecek Müzeler Listesi:
  • Vasa Müzesi
  • Abba Müzesi
  • Fotografiska Müzesi
  • Moderna Müzesi
  • Nobel Müzesi
  • Swedish History (isveç tarihi) Müzesi
ve daha nice nice müze gezebilirsiniz bu şehirde.
Stockholm, Yılbaşı ve Şarap Hatırası!!! (Bir nevi Tekel maduriyeti)
Bu bölümü okumadan geçmeyin! 🙂 Bizim için süper bir deneyim oldu diyemeyiz ama mutlaka size bu bilgiyi vermeliyim. Sonra olur da yolunuz düşer, Canan bize müzeleri yazacağına bu detayı yazsaydın ya diyebilirsiniz. 🙂
Gittiğimiz tarih itibariyle yılbaşı gecesini Stockholm’de geçirelim; Fırtına uyumazsa dışarıda, eğer uyursa güzel bir yemek ve şarap eşilğinde kiraladığımız evde geçiririz diye planlar yaptık Can ile. Gündüz güzel güzel şehirde gitmediğimiz birkaç noktaya gittik, gezdik, hediyelik alışverişleri tamamladık, rahat davranıp bavullarımızı hazırladık ve akşam üzeri dışarı attık kendimizi. Gamla Stan’da yılbaşı için geri sayımlı bir sahne kurmuşlardı, üstelik başından beri hep yazdığım gibi hava Aralık ayı sonu için fazla sıcaktı. Her zamankinden kat kat kalabalık olacak bu sene diye duyum aldık hediyelik eşya dükkanında. Ancak Fırtına yeni yıla uyanık girmeyi hiiiiiç düşünmüyordu ve bize ev yolları gözüktü…

Zaten hazırlıklıyız B planı devreye girsin dedik ve markete gittik, Fırti için çorbalık, kendimiz için yiyecek bir şeyler, çesit çesit gurme peynirler, meyve, çikolata aklınıza ne gelirse alişveriş yaptık yeni yıl gecesi için. Koskoca markette şarap arıyoruz yok! Herhangi bir alkollü içecek dahi yok! Saatler daha aksam sekiz… Isveçliler bu kadar çok içiyor olabilir mi? Koskoca marketteki tüm alkolü tüketecek kadar? Neyse dedik, alişverişi tamamlayıp başka markete gittik ama orada da hiçbir şey yok! Reyon görevlilerinden birine sorduk nerede bu bira ve şaraplar? Verdiği cevabı aynen yazıyorum: “Alkol satışı saat 12’ye kadar yapılıyor sonra yapılması yasak. Tüm alkol dağıtımı tek bir firmaya ait: SYSTEM BOLAGET, ancak onlar da saat 14 civarı kapatıyorlar…”

“Tekel” in kralı

Düşünebiliyor musunuz? Koskoca İsveç yılbaşı günü alkol sattırmıyor! Alkollü içecekler tüketebileceğiniz tek yer restoranlar. Bir de Seven Eleven bulursanız bira alma şansınız var…

Ben zaten hamileyim, içeceğim bir yudum şaraptı, Can da en fazla iki kadeh, yerine; yılbaşı gecesi, Stockholm’deki dairemizde cola ve portakal suyu içtik 🙂

Yilbaşi bahane, beraber olmak şahane gibi teselliler ile Tv seyredip uyduk 🙂
Nasıl ama? 🙂
Eğer herhangi bir İskandinav ülkesinde yılbaşı akşamını bizim gibi ev ortamında geçirecekseniz, veya bir arkadaşınıza giderken yanınızda alkollü bir şey götürecekseniz bu işi son dakikaya asla bırakmayın. Sabah ilk iş alkolünüzü almak olsun 🙂
Stockholm ve Yeme içme Üzerine
Diğer gezdiğimiz şehir ve ülkelere kıyasla size yeme içme üzerine çok daha az tavsiyelerde bulunacağım maalesef çünkü, İsveç’te de aynı Finlandiya’daki gibi pek fazla yemek kültürü yok… Somon ve İsveç Köfte rahatlıkla her yerde bulabilirsiniz, aramadığınız kadar çok sandviç ve kahve… İşte tüm İsveç için özetle yeme içme özeti bu şekilde. Kahveler çok lezzetli, kek ve kurabiyeler de ancak insan bunlarla doymuyor. Gamla Stan’da neredeyse adım başı bir İtalyan Restoranı vardı. İtalyan restoranlarının çok oluşuna hem şaşırdık hem de boş bulabildiğimiz birinde İtalyan Mutfağı’nın keyfini sürdük. Çoğu öğünümüz zaten evde “Canan yapımı” yemekler ile geçti 🙂

Ristorante Rodolfino

Leave a Reply