Krallar Vadisi Amasya

img_9913_easy-resize-com

-Eeeee ne yapıyoruz hafta sonu?

– Bilmem ne yapalım?

– İstersen Amasya’ya gidelim?

– Gitmezsek ayıp! Uçak otel benden!

 

İşte bizim hafta sonu kaçamağı olarak Amasya’ya gitme hikayemiz bu kadar hızlı ve bu kadar kolay oldu 🙂 Diyorum ya bazen bir yerlere gitmek için bahane bile aramıyoruz. Gider miyiz? Gideriz. Kısa öz cümleler yeterli bizim için.

img_8428_easy-resize-com

Amasya ile ilgili beklentilerinizi yüksek tutun. Harşena Dağı eteklerinde içinden Yeşilırmak geçen oldukça şirin ve bizim beklentilerimizin çok üzerinde bir yer Burası. Enerjisi çok yüksek, güzel insanlar yaşıyor Amasya’da.

Amasya’nın bilinen ilk adı Amaseia ve bu isim dünyanın tanınmış ilk coğrafyacısı Strabon tarafından verilmiş Amasya’ya. İlk yerleşik hayat MÖ 5500 yıllarında başlamış ve günümüze kadar hiç durmamış. Nice Krallıklara başkent olmuş, sanatçılar, şairler, bilim adamları yetişmiş, Osmanlı’da ise Şehzadelere Amasya’da eğitim verilmiş. Kara Tren türküsü Amasya için bestelenmiş…

img_8440_easy-resize-com

img_9919_easy-resize-com

img_8437_easy-resize-com

Amasya’yı yürüyerek bir günde rahatça gezebilirsiniz. Biz bebekli olduğumuz için iki günde gezdik. Hafta sonunu İstanbul’dan uzak ama gerçekten çok güzel bir yerde geçirmek isterseniz ideal yer burası diyebilirim.

Eğer seviyorsanız Amasya’da gezilecek çok fazla müze var. Biz Karı-Koca müze gezmeyi hiç sevmeyen insanlarız. Müze gezerek harcadığımız zamana acıyoruz nedense… Bizim için şehrin şu an yaşayan hali önemli. Açık hava müzeleri önemli yani gezerek görebileceğimiz yapılar, yemek noktaları, cafeler ve eğlence mekanları. Müze bizim listemizin hep en sonunda yer alıyor.

Seyahat Blogu yazan biri olarak büyük eksiklik biliyorum ama benden fazla müze bilgisi ve tavsiyesi çıkacak gibi değil.

Gel gelelim; yine de şehirde hangi müzeler var, neden önemli, neler sergileniyor daima sorup öğrenirim. Amasya’da ise bize şiddetle tavsiye edilen ama Fırtına’yı bahane ederek gitmediğimiz müzeler şöyle:

Amasya Müzesi: Müze içinde 14. Yüzyıldan kalma mumyalar sergileniyor.

  1. Bayezid Külliyesi ve Maket Amasya Müzesi: 2. Bayezid Külliyesi içinde bir bölümde yer alan Maket Amasya Müzesi Amasya’nın yüz yıl öncesini gösteren minyatür şehir var. Buraya gitmeyi çok istedik ama gittiğimizde kapalıydı. Eğer giden olursa bana neler kaçırdığımı mail atarsa sevinirim.

Şehzadeler Müzesi: Amasya’nın tescilli konaklarından biri. Alt ve üst katında şehzadelere ait balmumu heykelleri yer alıyor.

Saat Kulesi ve Bimarhane: Saat Kulesi hükümet konağının hemen yanında yer alıyor ve bir rivayete göre; Anadolunun işgali sırasında İngilizler kuleye çıkıp kendi bayraklarını asıyorlar, halk son derece üzgün ve ayaklanma çıkarmaya hazırlanırken şiddetli bir rüzgar çıkıp İngiliz Bayrağını paramparça ediyor. Bu olay karşısında korkan İngilizler geri çekiliyor Amasya’dan. Kulenin rivayeti bu şekilde ve Amasyalılar için oldukça önemli.

Bimarhane ise; Osmanlı döneminde her türlü ruhsal ve zihinsel hastaların müzik ile tedavi edildiği yer. Benzerini Edirne’de gezmiştim. Her odasında yapılan tedavi yöntemleri ile ilgili ayrı bir canlandırma vardı.

img_8471_easy-resize-com

Kral Kaya Mezarları

Hellenistik dönemde Harşena Dağı’nın güney eteklerine oyulmuş Anıt Mezarlar bunlar. Amasya’ya vardığınız an dikkatinizi çekiyor zaten. Devasa mezarlar… Gündüz heybetliler gece ise ışıklandırması sebebiyle şehre büyülü bir hava katıyor. Antik Çağ coğrafyacı Strabon’a göre irili ufaklı 23 Anıt Mezar yapılmış ve bölgeye Krallar Vadisi deniliyormuş.  15. Yüz yıl Osmanlı Döneminde bölgeye iki adet özel hamam yapılmış…

Amasya’ya kadar gitmişken ve başımızı her kaldırdığımızda bizi hayrete düşüren bu kral mezarlarını gezmeden geri döner miydik sizce? Asla!

Pusetli bir bebeğimizin olması ne farkeder? Kral Kaya Mezarlarının hemen altında yer alan hediyelik eşya dükkanlarından birine Puseti, çantaları bırakıp, bir çaylarını içip başlıyoruz tırmanmaya. Biz giderken hediyelik eşya dükkanındaki çocuk; “Abi yarı yoldan dönerseniz de sorun değil, Amasya Mazarası var onu görürsünüz” diyordu.

Aaaaa ne münasebet? Olacak şey değil. Koskoca Can – Canan çifti Amasya’ya kadar gelip mezar yolunda geri mi dönecek aslaaaa.

img_8458_easy-resize-com

(Daha çok var mı Canan? – Az kaldı…)

img_8459_easy-resize-com

(Daha çok var mı Canan? – Az kaldı…)

img_8467_easy-resize-com

(Daha çok var mı Can? – Az kaldı…)

img_8475_easy-resize-com

(Daha ço…)

 

Böyle gazlarla marşlarla başlayan tırmanış dura kalka, oflaya öfleye devam etti. Can’ın tshirt’ünde bir gram kuru yer kalmadı, benimse saçım başım darmadağınık oldu. Başardık ama yahu çıktık Kral Mezarlarına 🙂 İki dakika soluklanmak için oturduk, bu defa da arkamızdan gelen turist yığınının tacizlerine uğradık; “Bir fotoğraf lütfen” “Kalkarsanız biz de bir fotoğraf çekeceğiz, kareyi bozuyorsunuz” vs… Can ile çöl ortasında ıslanmış bedeviler gibi birbirimize baktık. Ne yapsın herkes düzgün bir kare yakalamak için o kadar merdiven ve yol tırmanmış bizim gibi. Biz de tek fark; kucağımızdaki minik ağırlık; Fırti.

img_8479_easy-resize-com

img_8463_easy-resize-com

Peki deyip kalkıp mesire alanındaki çay bahçesine gittik soluklanmak için. Bu çıkışın bir de inişi var dedik ama iniş çıkıştan her zaman daha kolay.

Kral Mezarlarından sonra açıkçası gözümüz Amasya Kalesine çıkmayı yemedi. Şiddetle tavsiye edilen Ferhat ile Şirin Müzesi ve Amasya Kalesi ertesi güne kaldı.

Havanın da kararmasıyla bizde yönümüzü yemek yiyeceğimiz restorana çevirdik.

img_9907_easy-resize-com

Amasya Yeme İçme

Can’ı ve beni az çok fotoğraflarımızdan bile anlamışsınızdır; yemek yemek bizim için mutluluk sebebi. Bir yere gidiyorsak kalacağımız otelden önce nerede ne yenir ona bakıyoruz. Benim derdim çok yemek değil, sadece lezzetli menülerin peşindeyim. Amasya için Ali Kaya Restoran hem internet araştırmalarında hem de Amasyalıların yönlendirmesi sebebiyle (sahip olduğu mazarayı başka bir restoranda bulmak imkansız) tercih ettiğimiz yer oldu. Ancaaak… Amasya’da alkol de alarak, yemek yiyebileceğiniz, muhteşem manzarası olan neredeyse tek yer olmasına rağmen, yemekleri bir o kadar kötü geldi bize. Üzgünüm Ali Kaya, lezzet bakımından sınıfta kaldın. 🙁

Can hayatında ilk defa aldığı kebabı bitiremedi… benim aldığım kebapta ise etler kayış gibiydi. Bunları da geçiyorum, kullanılan yağ yüzünden mi belli değil, her ne yediysek çok ağır geldi bize. Yemekten sonra Yeşilırmak kenarında belki bir saatten fazla yürüdük, ikişer soda içtik bana mısın demedi. Midemize oturan yemeği bir türlü kaldıramadık. Sanıyorum bir Fırtına mutluydu yediklerinden… O da zaten sadece çorba içti.

img_9916_easy-resize-com

Nerede Kaldık?

Amasya gezimiz de diğer bütün gezilerimiz gibi ansızın planlayıp gittiğimiz bir rota olduğu için konaklama konusunda çok az seçeneğimiz vardı. Oteller çok çabuk doluyor yazın. Mevcut seçeneklerden biri Beyoğlu Hoteldi ve bingo! İyi ki bu otelde kalmışız dedirtti bize. Booking.com’da da oldukça yüksek puanlar alıyor. Tavsiye ederim.

Oteli neden sevdim? Personel çok yardımsever ve otel müdürü Taha Bey, konuklarıyla çok ilgili, işini severek yaptığı belli olan biri. Biz sadece; bebekle geleceğiz mümkünse sigara içilmemiş bir oda olsun dedik, o sırf bebek geliyor diye; odanın perdelerini yıkatmış ve bize bebek yatağı ayarlamıştı. Otelin yeri de, odaların temizliği de çok iyiydi. Oda büyüklüğü oldukça iyiydi. Camlar yere kadardı ve çok ferahtı. Kahvaltı menüsü çok çeşitli ve lezzetliydi.

Sadece otelin girişi, otelin altında yer alan Beyoğlu Restoran içinden yapılıyor, başta garip gelse de restoran ile otel aynı işletme olduğu için bir süre sonra görmüyorsunuz girişte restoran olduğunu. 🙂

Otelin yeri de gayet merkezi. Her yerin ortasında! Bu deyimimi yazın bir kenara. Her yerin ortasında diyorsam eğer kesin çok güzel bir yerdedir. Güvenin bana. 🙂

Leave a Reply